BAZI AŞKLAR YARIM KALMAZ, SADECE DOĞRU ZAMANI BEKLER.
Altı yıl önce, sıradan bir lokantada tanıştığı yabancı, onun için bir türlü kavuşulamayan adama dönüşmüştü. Ya da daha doğrusu, hiç gelmeyen adama...
William Carter; Charlie’nin, babasının ofisinde çalışırken yeniden karşılaşmayı bekleyeceği son kişiydi. Panik içinde normal davranmaya çalışırken William’ın onu hatırlamadığını fark etti. Buna sevinmeli miydi, üzülmeli miydi, bilmiyordu. Üstüne üstlük Charlie, birlikte çalışmaları gerektiğini öğrenmişti. Neyse ki William’a artık ondan hoşlanmadığını hemen söylemişti. Yanlış bir fikre kapılmasın diye.
Charlie, hayatını yeniden düzene sokmak için listeler hazırlıyor, ciddi değişikliklere girişiyordu. Ancak William’ın varlığı bu süreci pek de kolaylaştırmayacaktı. Bir daha hiçbir erkeği beklememeye ve hayatını ertelememeye yemin etmiş olsa da William planlarını altüst etmek üzereydi. Üstelik belki de onu, hayatı boyunca başka hiçbir erkeğe aynı gözle bakamayacak hâle getirecekti. Çünkü William’ın dokunuşuna duyduğu özlem, şimdiye dek hissettiği her şeyden daha güçlüydü.
İkisi de birbirlerine karşı koyamayacaklarını biliyordu. Ama bazı duyguları kabullenmek, onları yaşamaktan çok daha zordu. Hele ki insan, bir zamanlar kalbini kıran adama yeniden âşık olmanın eşiğindeyse.
“Kalpleri eriten, insanı gerçek dünyadan koparan bir aşk hikâyesi.” - Better Reading
“Kendini savunmak ve gerçek aşka ikinci bir şans vermek üzerine harika bir hikâye.” - Dog-Eared Daydreams
“Romantik olduğu kadar eğlenceli ve içten.” - Culturefly
NOT: Yetişkin okurlar içindir.
İncele